Ana İçeriğe Geç

Eğitimde Ekran Kullanımı: İskandinavya ve UNESCO Ne Söylüyor?

Eğitim Teknolojileri İNİTEK İçerik Ekibi 05 Ekim 2026
Eğitimde Ekran Kullanımı: İskandinavya ve UNESCO Ne Söylüyor?

Dijital araçlar son yıllarda sınıfların doğal bir parçası hâline geldi. Tabletler, akıllı tahtalar, çevrim içi içerikler ve interaktif etkinlikler öğretmenlere yeni imkânlar sundu. Ancak bugün eğitim dünyasında farklı bir soru daha yüksek sesle soruluyor:

Bir teknolojinin kullanılabiliyor olması, onun her derste ve her yaş grubunda kullanılması gerektiği anlamına gelir mi?

Danimarka ve İsveç’te yürütülen çalışmalar ile UNESCO’nun 2023 Küresel Eğitim İzleme Raporu, bu soruya oldukça dengeli bir cevap veriyor. Tartışmanın merkezinde artık “daha fazla teknoloji” değil, öğrenme amacına uygun teknoloji bulunuyor.

İskandinav ülkeleri teknolojiden vazgeçiyor mu?

Danimarka ve İsveç’teki gelişmeler zaman zaman “okullarda ekranlar kaldırılıyor” veya “dijital eğitim sona eriyor” şeklinde yorumlanıyor. Oysa resmî düzenlemeler daha dengeli bir yaklaşım ortaya koyuyor.

Bu ülkeler teknolojiyi tamamen reddetmiyor. Bunun yerine ekranların:

  • hangi yaş grubunda kullanıldığını,
  • hangi öğrenme amacına hizmet ettiğini,
  • öğrencinin dikkatini destekleyip desteklemediğini,
  • öğretmen ile öğrenci arasındaki etkileşimi nasıl etkilediğini,
  • basılı materyallerin yerini gereksiz yere alıp almadığını

daha dikkatli değerlendirmeye çalışıyor.

Dolayısıyla yaşanan değişimi “dijitalden vazgeçiş” olarak değil, amaçsız ve aşırı dijital kullanımdan uzaklaşma olarak değerlendirmek daha doğru olacaktır.

Danimarka: Ekran kullanımı pedagojik bir tercih olmalı

Danimarka Eğitim ve Kalite Ajansı, 2024 yılında ilkokullar ve okul sonrası kurumlar için ekran kullanımına ilişkin öneriler yayımladı. Bu öneriler hazırlanırken pedagoji, didaktik, sınıf yönetimi, dijital öğrenme ve analog öğrenme alanlarındaki uzmanların görüşlerinden yararlanıldı. Çocukların ve gençlerin deneyimleri de sürece dâhil edildi.

Bu yaklaşımın önemli tarafı, ekran süresini yalnızca dakika hesabıyla değerlendirmemesidir. Asıl soru şudur:

Ekran, o anda gerçekleştirilen öğrenme etkinliğine gerçekten katkı sağlıyor mu?

Örneğin öğrencinin yalnızca uzun bir metni ekrandan okuması, aynı metni basılı bir kitaptan okumasına göre her zaman ek bir öğrenme değeri oluşturmayabilir. Buna karşılık öğrencinin bir kavramı sınıflandırdığı, anında geri bildirim aldığı veya görsel bir ilişki kurduğu interaktif etkinlik, dijital ortamın güçlü yönlerinden yararlanabilir.

Bu nedenle ekran kullanımı öğretmenin yerini alan otomatik bir süreç değil, öğretmenin planladığı dersin amaçlı bir parçası olmalıdır.

İsveç: Basılı kitapları yeniden güçlendirmek

İsveç, özellikle temel okuma, yazma ve matematik becerilerinde basılı materyallerin önemini yeniden vurgulayan ülkelerden biri oldu.

İsveç hükümeti, dijital öğrenme araçlarının ancak öğrencinin öğrenmesini desteklediği yaşta ve koşullarda kullanılmasını savunuyor. Aynı zamanda okullardaki fiziksel ders kitaplarının sayısını artırmak için yeni kaynaklar ayırıyor.

2024 yılında yürürlüğe giren düzenlemelerle öğrencilerin eğitim hedeflerine ulaşabilmeleri için gerekli ders kitaplarına, diğer öğretim materyallerine ve öğrenme araçlarına erişiminin güvence altına alınması amaçlandı. Böylece yalnızca dijital araç veya internette bulunan bilgilerin öğrenci için yeterli kabul edilmesinin önüne geçildi.

Buradaki mesaj oldukça açık:

Dijital kaynaklar basılı kitapların zorunlu olarak yerine geçmemeli; iki materyal türü öğrenme amacına göre birlikte kullanılmalıdır.

UNESCO 2023 Raporu ne söylüyor?

UNESCO’nun “Eğitimde Teknoloji: Kimin Koşullarında Bir Araç?” başlıklı 2023 Küresel Eğitim İzleme Raporu, eğitim teknolojilerine ne tamamen karşı çıkıyor ne de teknolojiyi tek başına bir çözüm olarak sunuyor.

Rapor, teknolojinin bazı öğrenciler için eğitime erişimi kolaylaştırabileceğini, engelli öğrenciler için erişilebilirliği geliştirebileceğini ve öğretmenlere yeni içerik sunma imkânı sağlayabileceğini kabul ediyor.

Bununla birlikte önemli bir uyarıda bulunuyor: Eğitim teknolojisinin öğrenmeye sağladığı katkıya ilişkin güçlü ve tarafsız kanıtlar her ürün ve kullanım biçimi için yeterli değil.

Aynı teknoloji:

  • doğru amaçla kullanıldığında öğrenmeyi destekleyebilir,
  • plansız kullanıldığında öğrencinin dikkatini dağıtabilir,
  • yüz yüze iletişimi azaltabilir,
  • erişim farklılıklarını büyütebilir,
  • öğretmenin pedagojik kararlarının önüne geçebilir.

UNESCO bu nedenle odağın kullanılan cihaz sayısında değil, öğrenme çıktılarında olması gerektiğini belirtiyor. Teknoloji öğretmen ile öğrenci arasındaki yüz yüze etkileşimin yerine geçmemeli; bu etkileşimi tamamlamalıdır.

Asıl mesele ekran süresi değil, ekranın niteliği

Bir öğrencinin ekranda geçirdiği bütün süreler aynı değildir.

Öğrencinin uzun süre boyunca video izlediği pasif bir kullanım ile bir problemi çözdüğü, cevabını değerlendirdiği ve öğretmeniyle tartıştığı kısa bir interaktif etkinlik aynı eğitimsel değere sahip değildir.

Bu nedenle ekran kullanımını değerlendirirken yalnızca süreye değil, şu unsurlara da bakılmalıdır:

  1. Amaç: Kullanılan araç hangi öğrenme hedefini destekliyor?
  2. Etkinlik: Öğrenci yalnızca izliyor mu, yoksa düşünüp karar veriyor mu?
  3. Geri bildirim: Öğrenci yaptığı işlemin sonucunu anlayabiliyor mu?
  4. Öğretmen kontrolü: İçeriği ve kullanım biçimini öğretmen belirleyebiliyor mu?
  5. Süre: Etkinlik ihtiyaç duyulandan daha uzun mu?
  6. Devam etkinliği: Dijital çalışma sınıf içi konuşma, yazma veya grup çalışmasıyla destekleniyor mu?
  7. Erişilebilirlik: Farklı ihtiyaçlara sahip öğrenciler etkinliği kullanabiliyor mu?

Bu sorulara açık cevap veremeyen bir dijital uygulama, görsel açıdan etkileyici olsa bile güçlü bir eğitim aracı olmayabilir.

Dengeli bir ders nasıl planlanabilir?

Dijital ve fiziksel materyaller birbirinin rakibi olmak zorunda değildir. Öğretmen, aynı ders içinde iki yaklaşımın güçlü taraflarından yararlanabilir.

Örneğin bir ders şu şekilde planlanabilir:

  • Konuya basılı bir metin veya öğretmen anlatımıyla başlanır.
  • Öğrenciler temel kavramları defterlerine yazar.
  • Kısa bir interaktif etkinlikle kavramların anlaşılıp anlaşılmadığı kontrol edilir.
  • Sonuçlar sınıfça değerlendirilir.
  • Öğrenciler öğrendiklerini sözlü, yazılı veya grup çalışmasıyla yeniden ifade eder.

Bu modelde ekran, dersin tamamını kaplayan bir ortam değildir. Öğretmenin belirlediği hedefe hizmet eden araçlardan yalnızca biridir.

İNİTEK bu yaklaşımın neresinde?

İNİTEK, öğretmenlerin ve içerik üreticilerinin kendi eğitim materyallerini hazırlayabilmelerine yardımcı olan bir interaktif içerik platformudur.

Platformun amacı, öğrenciyi uzun süre ekranda tutmak değil; öğretmenin belirlediği kazanıma uygun, kısa ve etkileşimli çalışmalar oluşturmasını kolaylaştırmaktır. Hazırlanan etkinlikler web ortamında kullanılabilir ve ihtiyaca göre HTML5 veya SCORM 1.2 formatında dışa aktarılabilir.

Ancak hiçbir şablon tek başına pedagojik kaliteyi garanti etmez. Etkinliğin değeri;

  • seçilen içeriğe,
  • soruların niteliğine,
  • verilen geri bildirime,
  • öğrencinin yaşına,
  • kullanım süresine,
  • öğretmenin etkinliği dersin hangi aşamasında kullandığına

bağlıdır.

Bu nedenle İNİTEK’i öğretmenin yerine karar veren bir sistem olarak değil, öğretmenin kendi pedagojik kararlarını uygulamasına yardımcı olan bir üretim aracı olarak görüyoruz.

Teknolojiyi azaltmak mı, iyileştirmek mi?

Danimarka, İsveç ve UNESCO’nun yaklaşımından çıkarılabilecek ortak sonuç, teknolojinin eğitimden tamamen çıkarılması değildir.

Asıl hedef:

  • gereksiz ekran kullanımını azaltmak,
  • basılı ve fiziksel materyalleri korumak,
  • öğrenciyi pasif izleyici olmaktan çıkarmak,
  • öğretmenin rolünü güçlendirmek,
  • teknolojiyi açık bir öğrenme amacına bağlamak,
  • dijital araçları yaşa ve bağlama uygun şekilde kullanmaktır.

Geleceğin sınıfı yalnızca dijital veya yalnızca basılı olmayacaktır. Güçlü bir öğrenme ortamı; öğretmen anlatımını, kitapları, yazmayı, sınıf içi iletişimi ve doğru zamanda kullanılan dijital etkinlikleri birlikte değerlendirecektir.

Önemli olan sınıfta kaç ekran bulunduğu değil, kullanılan her aracın öğrencinin öğrenmesine ne kattığıdır.

Kaynaklar

  1. 2023 Global Education Monitoring Report – Technology in Education: A Tool on Whose Terms? — UNESCO
  2. 2023 GEM Report Recommendations — UNESCO
  3. Anbefalinger om skærmbrug klar til grundskoler og fritidstilbud — Danimarka Eğitim Bakanlığı EMU
  4. Regeringen satsar på ökad lästid och minskad skärmtid — İsveç Hükümeti
  5. Elevers tillgång till läroböcker stärks — İsveç Eğitim Bakanlığı

İNİTEK İçerik Ekibi

İNİTEK İçerik Ekibi; dijital eğitim, interaktif içerik tasarımı, öğretmen araçları, HTML5 ve SCORM tabanlı eğitim materyalleri üzerine rehberler hazırlar.